Türkiye’nin ilk amortisör üreticisi olan Maysan Mando, BT altyapısında HPE SimpliVity’i tercih ederek, dijital olgunluk seviyesini yükseltti ve çevikliğini artırdı
Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi olan Maysan Mando, 1969 yılında kurulmuş olup, yarım asrı aşan köklü bir geçmişe sahiptir.
Çukurova Holding ve Güney Kore merkezli Mando Corporation ortaklığında faaliyetlerini sürdüren şirketin ürün gamında; binek ve hafif ticari araçlar, otobüs ve kamyonun yanı sıra, demiryolları ve askeri uygulamalara yönelik geniş bir amortisör yelpazesi bulunmaktadır.
Maysan Mando; yeni nesil süspansiyon sistemlerinin tasarımı ve mevcut amortisör sistemlerinin geliştirilmesiyle ilgili konularda; global OEM ve after-market müşterilerine tasarım ve mühendislik çalışmalarıyla çözüm ortağıdır.


Şirketin %50 iştirakçisi olan Güney Koreli Mando Corporation’un dünya çapında geniş ve yaygın bir yapılanması olup; 20 farklı üretim lokasyonunda toplamda yaklaşık 12 bin çalışanı, 18 AR-GE Merkezi, 8 satış ofisi ve 7 araç test sahası bulunmaktadır.
Maysan Mando, binek & hafif ticari grupta 143 farklı ürün, ağır ticari grupta ise 65 farklı yeni ürün referansını ürün yelpazesine ekledi. Son 10 yılda üretim hacmini 5 kat büyüten şirket, önümüzdeki 5 yılda da farklı ürün segmentleriyle ve portföyüne kattığı yeni OEM projeleriyle 5 kat daha büyümeyi hedefliyor.
Avrupa ülkeleri başta olmak üzere; Rusya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türki Cumhuriyetleri de içeren 75’ten fazla ülkeye yenilikçi ürünlerini ulaştıran Maysan Mando; toplam üretiminin yüzde 60’lık bölümünü yurt içi ve yurt dışı OEM üreticilerine gerçekleştirirken, kalan yüzde 40’lık bölümüyle de pazardaki güçlü konumu ile yurtiçi aftermarket talebini karşılıyor.
Maysan Mando teknoloji ve dijitalleşmeye sürekli yatırım yaparak sipariş, planlama, üretim, sevkiyat, insan kaynakları, finans gibi tüm iş süreçlerinde dijital olgunluk seviyesini yükselterek çevikliğini artırıyor.
Maysan Mando Bilgi Teknolojileri Müdürü Serdar Şencan, hangi gereksinimlerinden dolayı BT altyapısını yenileme kararı aldıklarını şu sözlerle açıklıyor: “İş sürekliliği asıl hedefimiz olduğu için yedekli ve kesintisiz bir altyapı arayışındaydık. Maysan Mando olarak geleneksel mimarinin karmaşıklığından kurtulmak ve karbon ayak izimizi küçültme yaklaşımı ile HPE SimpliVity’i tercih ettik.”
Maysan Mando’nun yeni nesil BT mimarisine geçiş yapma kararının arkasında yedekli mimaride çalışma, kesintisizlik, 7×24 servis verebilme, sistem performansını artırma, hızlı yedekten geri dönme-restore kriterleri öne çıkıyor.


HPE SimpliVity’nin devreye alınmasıyla birlikte Maysan Mando’da ulaşılan iş hedeflerini ve kazanımları Serdar Şencan şöyle aktarıyor: “HPE SimpliVity birçok özelliğiyle bize iş sürekliliği sağladı. Kesintisiz ve yedekli bir altyapıya kavuştuk. Flashdisk mimarisiyle sistem performansımızı artırdık. Tekilleştirme özelliğiyle disk alanı kazanımı elde ettik, şu anda fiziksel olarak eskiden kullandığımız disk alanının ¼’ünü kullanıyoruz. Yedekleme / yedekten geri dönüş sürelerimizi hızlandırdık. Aktif – Aktif bir yapıya geçiş yaptık. Ayrıca gerçek zamanlı olarak veriyi çoklu lokasyona yazabiliyoruz. Geleneksel mimaride yedekleme sürelerimiz 7-8 saati buluyordu. Şu anda HPE SimpliVity üzerinden yedeklerimizi dakika mertebesinde alıyoruz.”
Yeni altyapı mimarisine geçişte, neden HPE ve iş ortağı Artı ve Artı ile çalışmaya karar verdiklerini ise Şencan şöyle tarif ediyor: “HPE yenilikçi teknolojilere yatırım yaparak kolay kullanım ile yüksek performans ve konfigürasyon sadeliğini sunan yönleriyle öne çıkıyor. Teknik destek konusunda da güçlü bir şirket. Bir çok ürününde ömür boyu garanti seçeneklerini pazara sunması bizde güven yaratıyor. Farklı finansal çözümleri de bünyesinde barındırması HPE ‘yi bir adım öne çıkartıyor.
Artı ve Artı Teknoloji de bu projede operasyon ve saha tecrübesi ile alternatif çözümler üreterek bizleri doğru konfigürasyon, fiyat/performans ekseninde destekleyerek yolumuzu açtı.” Serdar Şencan, benzer projelere girişmek isteyen şirketlere önerilerini, “Şirketler öncelikle mevcut durumlarını iyi analiz etmeli, ihtiyaçlarının ne olduğunu net olarak ortaya koymalı ve rekabet koşullarını oluşturmalı. Farklı markaların bu ihtiyaca olan çözüm alternatiflerini değerlendirmeleri ve POC çalışmaları ile gerçekten test edip sonuçlarına inandıkları çözümleri uygulamalarını öneririm” sözleriyle dile getiriyor.

Bu proje ile Maysan Mando’ya kesintisiz çalışan bir BT altyapısı kazandırdıklarını belirten HPE Türkiye Müşteri Yöneticisi Özer Mertcan Karakoca, HPE SimpliVity sayesinde kurumun, kesintisiz ve yedekli bir altyapıya kavuştuğunu, ayrıca yedekleme ve yedekten geri dönüş sürelerinin hızlandığını ifade ediyor. Proje sonucunda kurumda elde edilen diğer kazanımları ise şöyle özetliyor: “Maysan Mando HPE SimpliVity ile gelecek perspektifine uygun olarak yapay zeka destekli yeni hiper bütünleşik altyapıya geçiş yapmış oldu. Aynı zamanda kullanıcının ihtiyacı olan tüm sistemin tek noktadan kolaylıkla yönetilmesi ve yedekli mimaride çalışma olanağı sağlandı.”


Maysan Mando’nun teknolojik gelişmeleri yakından takip eden BT yönetimine sahip olduğunu belirten Artı ve Artı Teknoloji Kilit Müşteri Yöneticisi Ekip Lideri Beste Uğuroğlu, bu noktadan hareketle yüksek performanslı ve kolay yönetilen bir altyapı arayışında HPE SimpliVity’i tercih ettiklerini vurguluyor. Uğuroğlu, “Maysan Mando’nun HPE SimpliVity öncesinde kullandığı geleneksel mimarideki sisteminde yedekleme penceresinin uzun olması ve bu nedenle sıklıkla yedek alınamaması yaşanan problemlerin başında geliyordu” diyerek sundukları çözümü şu sözlerle anlatıyor: “HPE SimpliVity’nin işletim sistemi sayesinde çok hızlı ve kısa periyotlarda yedeklerin alınması mümkün oldu. Bu sayede, yaşanabilecek olası veri kaybı vb. risklerin önüne geçildi. Ayrıca geleneksel mimarinin aksine kolay yönetim sayesinde BT yöneticilerinin yönetimsel eforu azaltılmış oldu. HPE SimpliVity’nin artı özellikleri (full SSD performansı, tekilleştirme ve sıkıştırma özellikleri) ile de, gerek ERP süreçlerinde gerekse diğer uygulamalarda performans ve yönetimsel kolaylık sağlandı.”
Yapı Merkezi, 1965 yılında “insanlığa mutluluk ortamı yaratarak hizmet edecek çağdaş yapı projelerini üretmek ve inşaatlarını gerçekleştirmek” amacıyla kurulmuştur.
Yapı Merkezi Grubunun ilk ve en büyük şirketi olan Yapı Merkezi İnşaat ve Sanayi A.Ş. pek çok bina ve ağır inşaat projesinin tasarımını ve inşaatını gerçekleştirmiştir. 1980 yılından bu yana, özellikle Cezayir, Kuveyt, Rusya, Dubai ve Sudan olmak üzere yurt dışında da tasarım ve inşaat işleri yüklenmeye başlamıştır.
Son olarak 1998 yılı sonlarında daha randımanlı mali ve idari bir yapı kurulması ve Grup kültürünün güçlendirilmesi stratejileri çerçevesinde Yapı Merkezi Holding kurulmuştur.


Yapı Merkezi bünyesinde bulunan mevcut yedekleme sistemleri, sürekli yenilenen teknoloji doğrultusunda kapasite ve hız anlamında yetersiz kalmıştır. Bu sebep ile yeni teknoloji sunucu ve veri depolama çözümlerine ihtiyaç duymuştur. Bu çerçevede en uygun, ölçeklenebilir, geliştirilebilir ve güvenilir sistem projelendirildi.
Bu alanda Artı & Artı daha önce pek çok proje gerçekleştirmiştir. Sektördeki konumu,proje aşamasında sunduğu çözümler ve bu ürünlerin yetkili servis merkezi olmasından dolayı bu projede başlıca tercih edilme sebebidir.

Artı&Artı tarafından İstanbul merkez lokasyonunda yeni HP marka ürünlerin temini, lojistik işlemleri,kurulumu ve sonrasında katma değerli bakım, onarım ve destek hizmetleri sağlandı.
Proje genelinde HP x86 tabanlı DL serisi sunucular, HP MSA serisi storage, HP MSL Serisi yedekleme çözümleri, konumlandırıldı. Proje genelinde konumlandırılan ürünlerin konfigürasyon planlamaları Artı & Artı sistem mühendisleri tarafından yapıldı.
Artı & Artı bu proje çerçevesinde;
HP ürünlerinin teminini gerçekleştirdi. Proje başlama süreci öncesinde detaylı proje planları hazırladı. Bu proje planları; iletişim haritası, personel kaynağı, ürünlerin temin süreleri, proje takvimi ve tüm detaylar düşünülerek planlandı.Planlanan proje planı çerçevesinde, zamanlamalara uygun olarak analizler yapıldı.


Ürünlerin İstanbul lokasyonuna lojistik işlemleri gerçekleştirildi. Artı & Artı sistem mühendisleri tarafından sistem uygulama alanı kontrolleri yapılarak donanım ürünlerinin kurulumu gerçekleştirildi. İşletim Sistemi ve uygulama yazılımlarının kurulum yapılarak konfigürasyon işlemleri tamamlandı. Kurulum ve konfigürasyon işlemleri sonrasında yedekleme sisteminin çalışırlılığı test edildi. Kurulumlar sırasında yetkili personele paralel eğitimler verildi.
Kurulum sonrasında iş sürekliliğinin sağlanabilmesi için HP destek paketleri planlandı. Katmadeğerli, bakım, onarım ve servis hizmetleri Artı & Artı tarafından planlanarak güvenli çalışma ortamının devamlılığı sağlandı.
Uçtan Uca Sistem Çözümü
Plato Turizm ve Otelcilik A. Ş. dünyada artan eğilime uygun olarak iş dünyasına hizmet edecek bir otel inşaa etti. 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’ da konuklarını ağırlamak üzere açılan otel Marriott Hotels International B. V. tarafından işletilecek.
Courtyard by Marriott 228 deluxe, 32 superior odası, 2 özel tasarım suite, bir balosalonu ve yedi gün ışığı alan toplantı salonları ile tüm ihtiyaçlara cevap veriyor.
Atatürk Havalimanı 5 km | CNR Fuar Merkezi 5 km | Tüyap Fuar Merkezi 20 km.


Otelcilik sektöründeki IT alt yapısı ve teknolojik yeniliklerin uygulanması rekabeti ve müşteri memnuniyetini etkilemektedir.
Marriott Otel, bilgi sistemleri altyapısındaki iş sürekliliği ve performans ihtiyacı nedeniyle server, storage, yedekleme, istemci, sistem altyapısını yenileme ihtiyacı duymuştur. Bu ihtiyaç doğrultusunda datacenter, network altyapısı, donanım,yazılım gereksinimi duymuştur. İş sürekliliğinin sağlanması için kritik garanti çözümleri ve 7×24 destek hizmeti talep etmiştir.
Bu çerçevede Artı & Artı tarafından olgunlaştırılan ve planlanan projeyi uygulamayı tercih etmiştir.
Artı ve Artı Teknoloji Hizmetlerinin HP ile stratejik iş ortaklığının olması, proaktif ve reaktif katma değerli servis hizmetlerin 7×24 sağlana bilmesi ve sektördeki konumu bu projede başlıca tercih sebebidir.

Bilgi sistemleri ile ilgili ihtiyaç duyulan ve günümüz teknolojisine uygun marka ve ürün grupları konumlandırılmıştır. HP Sunucular,HP PC ve Çevre Birimleri, HP Network, Microsoft, Symantec, APC marka ürünlerin temini, lojistik işlemleri, kurulum ve konfigürasyon hizmetleri sonrasında katma değerli bakım, onarım ve destek hizmetleri sağlandı.
Proje kapsamında donanım ürün yelpazasi olarak;
HP x86 tabanlı DL serisi sunucular, HP MSA serisi storage, sistemleri,HP Network ürünleri, HP kurumsal seri PC, notebook, ekran ve yazıcı konumlandırılmıştır. Yazılımsal ürün yelpazesi olarak HP Yedekleme ve Symantec yedekleme ürünleri uygulanmıştır. Proje genelinde konumlandırılan ürünlerin konfigürasyon planlamaları Artı ve Artı sistem mühendisleri ve Pera Palace Bilgi İşlem Yetkilileri tarafından yapıldı.


Artı & Artı bu proje çerçevesinde;
HP ürünlerinin teminini gerçekleştirdi. Proje başlama süreci öncesinde detaylı proje planları hazırladı. Bu proje planları; iletişim haritası, personel kaynağı, ürünlerin temin süreleri, proje takvimi ve tüm detaylar düşünülerek planlandı. Planlanan proje planı çerçevesinde, zamanlamalara uygun olarak analizler yapıldı.
Projede datacenter, data yapısal kablolama, UPS sistemi ve sistem odası iklimlendirmesi, network aktif cihazlarının kurulum ve konfigürasyon çalışmaları tamamlandı. Ofis lokasyonlarındaki tüm data uç sonlandırmaları ve ölçümlemeleri yapılarak sistem network altyapısı çalışır duruma getirildi.
Donanım ürünlerinin fiziksel kurulum ve montajları gerçekleştirildi. İşletim sistemi ve uygulama yazılımları kurulum ve konfigürasyonları yapılarak sistem mimarisi oluşturuldu.
Proje kurulumu sırasında yapılan tüm teknik çalışmalar raporlandı. Proje genelini oluşturan tüm donanım, yazılım ve bakım prosedürlerini içeren eğitim dokümanları ve süreçler hazırlanarak yetkili personellerle paylaşıldı. Kurulumlar sırasında yetkili personele paralel eğitimler verildi.
Marriott Otel bünyesinde yapılan bu proje cihazlarda yaşanabilecek donanımsal arızalarda hızlı müdahale ve çözüm için HP Care Pack ürünleri ile garantileri güçlendirildi. 7×24 ve 6 saat çözüm garantisi ile desteklendi.

Türkiye’de faizsiz bankacılık alanındaki finansal kuruluşların ilki ve öncüsü olan Albaraka Türk Katılım Bankası, 1984 senesinde kuruluşunu tamamlayarak 1985 yılının başından itibaren faaliyete geçmiştir. Albaraka Türk faaliyetlerini 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na tâbi olarak sürdürmektedir. Ortadoğu’nun ileri gelen gruplarından Albaraka Bankacılık Grubu (ABG), İslam Kalkınma Bankası (IDB) ve Türk ekonomisine yarım yüzyıldan fazla hizmet veren yerli bir sanayi grubunun öncülüğünde kurulan Albaraka Türk’ün 30.06.2014 tarihi itibariyle ortaklık yapısının içinde yabancı ortakların payı %66,10, yerli ortakların payı %10,48 ve halka açık olan pay ise %23,42’dir. Albaraka Türk´ün ortaklık yapısı, sahip olduğumuz itibarın ve güvenin garantisidir.


Sektörel gücünü arttırmayı hedeflemiş Albaraka Türk A.Ş, sektörünün önde gelen finans kuruluşu olma vizyonunda, güncel bilişim teknolojilerinin katkısını analize etmiş ve bu amaçla merkez ve şube lokasyonlarındaski son kullanıcı sistemlerinin yeni teknolojiye sahip ürünlerle değişiminin gerekliliğine karar vermiştir.
Bu noktadan hareketle bölge müdürlükleri ve şubelerinde donanım analizleri yapılmış ve yeni dönemde kullanılacak olan ekipmanları, üstün nitelikli HP markalı Thin Client’ler ile değiştirilmesi kararını almıştır.
Projede genel olarak, banka bünyesinde konumlu eski model Thin Client’lerin yenileri ile değiştirilmesi hedeflenmiştir. Bununla birlikte, donanımsal ve yazılımsal anlamda sistemlerin güncellenerek, daha hızlı ve kesintisiz hizmet verir hale getirilmesi ve iş sürekliliğinin sağlanması arzulanmıştır. Çalışmalar sırasında da mevcut sistemlerin geçiş işlemlerinin kesintisiz olması ve iş süreçlerinin aksatılmaması en önemli ihtiyaç olarak ifade edilmiştir.

Proje satın alımı sonrasında, 2.500 adet HP T620 Thin Client ürünü Artı ve Artı 4.levent merkez ofis depolarına getirilmiştir.
Genel sayım ve cihaz kontrollerinden mühendis kadrosu, cihazlar yapılacak imaj yükleme işlemi için 4 farklı sunucu yapılandırmış ve kullanılacak olan imaj konusunda müşteri ile irtibata geçmiştir.
Üzerinde mutabık kalınan imaj ve etiketleme sistemi yanında, müşterimiz beklentisi tarihlere yönelik proje planı sunulmuştur. Yıl sonu itibari ile yeni bankacılık uygulamasına geçecek olan müşterimiz tüm için tüm süreçlerin 4,5 haftalık zaman diliminde tamamlanmış olmasına yönelik kaynak planlamaları yapılmıştır.


Genel toplamda 2.500 adet cihaza imaj yükleme işlemi yapılarak 7 İş gününde, 206 Adet lokasyona sevkleri yapılmıştır. Saha entegrasyonları için ise hedeflenen süre 15 iş günü olup çalışma hedeflenenden 1 gün önce 14 iş gününde yüksek müşteri memnuniyeti ile tamamlanmıştır.
Bu çalışma ile Albaraka Türk, Artı ve Artı Teknoloji A.Ş.’nin projelerdeki yüksek başarı ve potansiyelini, yerel ve bölgesel kaynaklara yansıtabilmesi sayesinde, sorunsuz bir entegrasyon süreci geçirmiştir.
1946 yılında Ankara’da kurulan Garanti Bankası, 31 Mart 2019 tarihi itibarıyla 423 milyar Türk Lirası’nı aşan konsolide aktif büyüklüğü ile Türkiye’nin en büyük ikinci özel bankası konumunda. Garanti 2010 yılından bu yana ana hissedarı BBVA ile yaratılan sinerjiyle Türkiye ekonomisine değer katıyor. Banka, Haziran 2019 tarihinden itibaren faaliyetlerini “Garanti BBVA” markasıyla sürdürüyor.
Kurumsal, ticari, KOBİ, bireysel, özel ve yatırım bankacılığı, ödeme sistemleri dahil olmak üzere bankacılık sektörünün tüm iş kollarında faaliyet gösteren Garanti BBVA, Hollanda ve Romanya’daki uluslararası iştiraklerinin yanı sıra bireysel emeklilik ve hayat sigortası, finansal kiralama, faktoring, yatırım ve portföy yönetimi alanlarındaki finansal iştirakleri ile entegre bir finansal hizmetler grubu.


Sektörel gücünü arttırmayı hedeflemiş Garanti BBVA, sektörünün önde gelen finans kuruluşu olma vizyonunda, güncel bilişim teknolojilerinin katkısını analize etmiş ve bu amaçla merkez ve şube lokasyonlarındaski son kullanıcı sistemlerinin yeni teknolojiye sahip ürünlerle değişiminin gerekliliğine karar vermiştir.
Bu noktadan hareketle bölge müdürlükleri ve şubelerinde donanım analizleri yapılmış ve yeni dönemde kullanılacak olan ekipmanları, üstün nitelikli HP markalı Thin Client’ler ile değiştirilmesi kararını almıştır.
Projede genel olarak, banka bünyesinde konumlu eski model Thin Client’lerin yenileri ile değiştirilmesi hedeflenmiştir. Bununla birlikte, donanımsal ve yazılımsal anlamda sistemlerin güncellenerek, daha hızlı ve kesintisiz hizmet verir hale getirilmesi ve iş sürekliliğinin sağlanması arzulanmıştır. Çalışmalar sırasında da mevcut sistemlerin geçiş işlemlerinin kesintisiz olması ve iş süreçlerinin aksatılmaması en önemli ihtiyaç olarak ifade edilmiştir.

Proje satın alımı sonrasında, 2.500 adet HP T620 Thin Client ürünü Artı ve Artı 4.levent merkez ofis depolarına getirilmiştir.
Genel sayım ve cihaz kontrollerinden mühendis kadrosu, cihazlar yapılacak imaj yükleme işlemi için 4 farklı sunucu yapılandırmış ve kullanılacak olan imaj konusunda müşteri ile irtibata geçmiştir.
Üzerinde mutabık kalınan imaj ve etiketleme sistemi yanında, müşterimiz beklentisi tarihlere yönelik proje planı sunulmuştur. Yıl sonu itibari ile yeni bankacılık uygulamasına geçecek olan müşterimiz tüm için tüm süreçlerin 4,5 haftalık zaman diliminde tamamlanmış olmasına yönelik kaynak planlamaları yapılmıştır.


Genel toplamda 2.500 adet cihaza imaj yükleme işlemi yapılarak 7 İş gününde, 206 Adet lokasyona sevkleri yapılmıştır. Saha entegrasyonları için ise hedeflenen süre 15 iş günü olup çalışma hedeflenenden 1 gün önce 14 iş gününde yüksek müşteri memnuniyeti ile tamamlanmıştır.
Bu çalışma ile Albaraka Türk, Artı ve Artı Teknoloji A.Ş.’nin projelerdeki yüksek başarı ve potansiyelini, yerel ve bölgesel kaynaklara yansıtabilmesi sayesinde, sorunsuz bir entegrasyon süreci geçirmiştir.
Orman Ürünleri, Gübre, Kimya, Enerji Üretimi, Sigorta Aracılık ve Liman işletmeciliği sektörlerinde ilklere imza atan, yüz yıllık bir geçmişe sahip olan Yıldız Grubu, şirketlere mali idari ve hukuki alanda daha fazla ivme ve güç kazandırmak amacıyla yeniden yapılarak, Yıldızlar Yatırım Holding Anonim Şirketi’ni kurdu. Holding; yönetim, organizasyon, ve bilgi işlem konularında, denetimindeki şirketlere kapsamlı hizmet verebilmek amacıyla, Kocaeli’de holding yönetim binasında hizmet vermektedir.


Yıldızlar Holding bünyesinde bulunan mevcut yedekleme sistemleri, sürekli yenilenen teknoloji doğrultusunda kapasite ve hız anlamında yetersiz kalmıştır. Bu sebep ile yeni teknoloji sunucu ve veri depolama çözümlerine ihtiyaç duymuştur. Bu çerçevede en uygun, ölçeklenebilir, geliştirilebilir ve güvenilir sistem projelendirildi.
Bu alanda Artı & Artı daha önce pek çok proje gerçekleştirmiştir. Sektördeki konumu, proje aşamasında sunduğu çözümler ve bu ürünlerin yetkili servis merkezi olmasından dolayı bu projede başlıca tercih edilme sebebidir.
Artı & Artı tarafından Yıldızlar Kocaeli merkez lokasyonunda HP, Microsoft, Watchguard ve Symantec marka ürünlerin temini, lojistik işlemleri, kurulumu ve sonrasında katma değerli bakım, onarım ve destek hizmetleri sağlandı.
Proje genelinde HP x86 tabanlı DL serisi sunucular, HP P2000 serisi storage, Microsoft sanallaştırma çözümleri, Microsoft Domain mimarisi ve Exchange Mail çözümleri, Watchguard güvenlik çözümleri, Symantec yedekleme çözümleri konumlandırıldı. Proje genelinde konumlandırılan ürünlerin konfigürasyon planlamaları Artı & Artı sistem mühendisleri ve Yıldızlar Holding Bilgi İşlem Yetkilileri tarafından yapıldı.
Artı & Artı bu proje çerçevesinde;
HP ürünlerinin teminini gerçekleştirdi. Proje başlama süreci öncesinde detaylı proje planları hazırladı. Bu proje planları; iletişim haritası, personel kaynağı, ürünlerin temin süreleri, proje takvimi ve tüm detaylar düşünülerek planlandı. Planlanan proje planı çerçevesinde, zamanlamalara uygun olarak analizler yapıldı.


Ürünlerin Kocaeli lokasyonuna lojistik işlemleri gerçekleştirildi. Artı & Artı sistem mühendisleri tarafından sistem uygulama alanı kontrolleri yapılarak donanım ürünlerinin kurulumu ve konfigürasyon işlemleri gerçekleştirildi. Kurulum ve konfigürasyon işlemleri sonrasında kurulan ürünler test edildi. Tüm sistem geçişleri proje planına bağlı kalınarak yapıldı.
Proje kurulumu sırasında yapılan tüm teknik çalışmalar raporlandı. Proje genelini oluşturan tüm donanım, yazılım ve bakım prosedürlerini içeren eğitim dokümanları ve süreçler hazırlanarak yetkili personellerle paylaşıldı. Kurulumlar sırasında yetkili personele paralel eğitimler verildi.
Kurulum öncesinde sonrasında yaşanabilecek donanımsal arızalar için ve iş sürekliliğinin sağlanabilmesi için HP destek paketleri planlanmıştır. Katmadeğerli, bakım, onarım ve servis hizmetleri Artı & Artı tarafından planlanarak güvenli çalışma ortamının devamlılığı sağlandı.
Coca-Cola sisteminde satış hacmine göre altıncı sırada yer alan Coca-Cola İçecek A.Ş. (CCİ), The Coca-Cola Company (TCCC) markalarından oluşan gazlı ve gazsız içeceklerin üretim, satış ve dağıtımını gerçekleştirmektedir. CCİ Türkiye, Pakistan, Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan, Ürdün, Irak, Suriye ve Tacikistan’da 11 bin çalışanı ile faaliyet göstermektedir.
CCİ 23 fabrikası ile 370 milyona yakın tüketici kitlesine gazlı içeceklerin yanı sıra meyve suyu, su, enerji ve sporcu içecekleri, buzlu çay ve çaydan oluşan gazsız içecekler kategorisinde de zengin bir ürün portföyü sunmaktadır.


Coca Cola Türkiye bünyesinde, İstanbul,Ankara,İzmir, Antalya ve diğer illerdeki kullanıcı tarafına konumlu tüm bilgi teknolojileri ürünlerinin, (Dizüstü – masaüstü bilgisayar, thinclient ve monitör ) yenilenmesi ve bu çalışmaların müşteri yerinde yapılması; güçlü ve kurumsal bir iş ortağının gerekliliğini de beraberinde getirmiştir.

Proje kapsamında müşterimiz tarafından hazırlanmış olan imajlar müşteri lokasyonundan alınarak imajlama sunucuları üzerine aktarıldı.5 makinelik restore testleri sonrasında müşteri kontolü için cihazlar müşteri lokasyonuna geriş gönderildi.Alınan niha onay sonrasında cihazlar imajlanarak, asset etiketleri yapıştırılıp kutulanarak iletilmiş olan lokasyonlara gönderimi yapıldı.
Coca Cola Türkiye özelindeki çalışmalar 2010 yılı itibari ile başlamış olup geçen sürede, desktop, notebook, monitor ve Thin Client olmak üzere genel toplamda 8.000 adede yakın cihazın değişimleri yapılarak müşterimizin saha değişimlerinde en az süreyi harcamasına katkı sağlanmıştır.


Tüm Türkiye genelinde farklı farklı lokasyonlardaki yerinde değişim hizmetleri de tarafımızdan sunulmuş olup bu konunda planlanan servis metriklerimizde %100 değerleri yakalanmıştır.
Gerek hazırlık aşamasında ve gerekse profesyonel saha ekiplerimizle sunduğumuz değişim çalışmalarımız yüksek başarı ve memnuniyetle tamamlanmış olup maddi ve zamansal olarak Coca Cola Türkiye şirketlerine sorunsuz bir geçiş ve çalışma ortamı sağlamıştır.
1988 yılında Fransız asıllı üç ortak tarafından kurulan LC Waikiki, toptan satış amaçlı bir marka olarak ticari hayatına başlamıştır. LC Waikiki’nin üreticisi ve aynı zamanda Türkiye lisansörü olan Taha grubuna bağlı Tema Tekstil ise 1997 yılında LC Waikiki markasının tüm dünyadaki haklarını satın almıştır. 1988 yılında kurulan Taha Grup, Paris’te doğan ancak İstanbul’da büyüyen LC Waikiki’yi satın alarak bugünkü seviyesine getirmiştir. 2000 yılından itibaren perakendeci kimliğini ön plana alarak, Yurt içinde ve yurt dışında ağırlıklı kendi mağazaları açarak büyümeyi devam ediyorlar. Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde kurulan fabrikalar ile dünyanın önde gelen markalarının üretim ve ihracatına yönelik çalışmalara da devam eden LCWaikiki. 2021 yıl sonu itibariyle 34.1 milyar TL net satış, 54 bin istihdam, 950 milyon USD ihracat ve yaklaşık 1200 mağaza sayısına ulaşmıştır.


LCWaikiki, mevcut sunucu sistemlerini güncel teknolojilere uygun mimariye taşıma ve artan ihtiyaçlar doğrultusunda sunucu sistemlerini genişletme ihtiyacı duymuştur. Bu çerçevede Artı & Artı tarafından en uygun, ölçeklenebilir, geliştirilebilir ve güvenilir sistemler projelendirildi.
Proje kapsamında Artı ve Artı Teknoloji Hizmetlerinin HPE ile stratejik iş ortaklığının olması, bu alandaki deneyimi, uzmanlıkları, proje aşamasında sunduğu profesyonel çözümler, yetkili servis merkezi ve kurulum yetkinliği olmasından dolayı LCWaikiki tarafından tercih edilme sebebi olmuştur.

LCWaikiki, İstanbul ve Ankara veri merkezinde Tümleşik yapı özellikleri ile veri merkezleri için yer, enerji, soğutma tasarrufu ve yönetim kolaylığı sağlayan eşsiz mimariye sahip ölçeklenebilir yüksek performanslı HPE Blade Sunucu Sistemleri konumlandırılmıştır. Sağlanan bu çözümlerle birlikte güncel, kolay yönetilebilir ve esnek sistem altyapısı oluşturulmuştur.


Artı ve Artı bu proje çerçevesinde;
HPE ürünlerinin teminini gerçekleştirdi. Proje başlama süreci öncesinde detaylı proje planları hazırladı. Bu proje planları; iletişim haritası, personel kaynağı, ürünlerin temin süreleri, proje takvimi ve tüm detaylar düşünülerek planlandı. Planlanan proje planı çerçevesinde, zamanlamalara uygun olarak analizler yapıldı.
Donanım ürünlerinin fiziksel kurulum ve montajları gerçekleştirilerek istenilen referans mimarilerde konfigürasyonları yapıldı.
LCWaikiki bünyesinde yapılan bu projede cihazlarda yaşanabilecek donanımsal arızalara hızlı müdahale ve çözüm için HPE 7×24 Care Pack servisleri eklendi.
Türk Telekom, değişen kullanıcı talepleri ve gelişen teknolojiler ışığında abonelerine hızlı ve kaliteli çözümler sunmak için HPE’nin BT altyapı sistemlerinin üzerinde çalışan açık kaynak kodlu otomasyon çözümlerini kullanmaya başladı. Chef-Terraform araçları, Türk Telekom altyapısının çevik, güvenli ve uluslararası standartlara uygun otomasyonunu ve yönetimini sağlıyor.


Türk Telekom, 180 yıllık köklü geçmişi boyunca bugüne kadar bilgi ve iletişim sektöründe pek çok ilki gerçekleştiren, Türkiye’nin ilk entegre telekomünikasyon operatörü. Bireysel ve kurumsal müşterilerine sunduğu sabit İnternet, sabit ses, mobil, ev eğlencesi hizmetleri ve dijital servisleri ile Türk Telekom, son kullanıcıya en yeni ürün, hizmet ve teknolojileri deneyimleme olanağı sağlıyor. Aynı zamanda ülkedeki sabit internetin ana sağlayıcısı ve Türkiye’nin sabit altyapısının yüzde 90’dan fazlasının kurucusu ve işletmecisi olan Türk Telekom, Türkiye’nin dört bir yanındaki İnternet servis sağlayıcılara ve pek çok işletmeye de toptancı kimliğiyle hizmet veriyor.
“Yenilikçi, uyumlu ve vizyoner açık kaynak kodlu araç arayışındaydık”
Değişen kullanıcı talepleri ve gelişen teknolojiler ışığında Türk Telekom yakın dönemde hızlı ve çevik hizmet vermek amacıyla BT altyapısında kapsamlı bir otomasyona gitti. Türk Telekom Bilgi Teknolojileri Direktörü İrfan Uğur neden otomasyon çözümlerine yatırım yaptıklarını şöyle aktarıyor: “Abonelerimize hızlı çözümler sunmak için gereken çevikliği sağlarken bazı güvenlik ve standartlar içinde otomasyona ihtiyaç duyuluyordu. Yüzlerce BT servisi ve binlerce sunucunun olduğu bir ortamda bu ihtiyacın karşılanması için maliyetleri düşürürken kaliteyi ve güvenliği de artırmak amacıyla esnek, daha az maliyetli açık kaynak otomasyon çözümleri kullanma kararı alındı.”

Şirketteki iş birimlerinin en büyük beklentisi yeni iş ihtiyaçlarına ve projelere hızlı altyapı çözümlerinin oluşturulmasıydı. Bu altyapıları hazırlarken şirketin tabi olduğu kurallara ve standartlara uyumlu olması gerekiyordu. “Binlerce sunucunun çalıştırıldığı bu ortamda, kurulum sonrası operasyon süreçlerinin de hızlı ve standart bir şekilde yürümesi açısından hem daha az maliyetli hem de BT altyapı yönetim araçlarıyla uyumlu, yenilikçi ve vizyoner açık kaynak kodlu araçların kullanılması bizim için önemliydi” diyen Uğur, seçim kriterlerini de şu şekilde ifade ediyor:
“Yaptığımız değerlendirmeler sonrasında Chef ve Terraform araçları ile çalışmaya devam etme kararı aldık. Bir ‘lnfrastructure as a Code’ uygulaması olan Terraform’un kendi alanında en öncü araçlardan biri olması, dünya çapında yaygın şekilde kullanılması iyi bir referans oldu. Chef ise kullanım kolaylığı ve güvenlik standartlarımıza uyum konusunda başarılı olduğundan Chef ile devam ettik.
Otomasyon projesine yaklaşık iki yıl önce uzun bir ön çalışma ve değerlendirmeden sonra başlayan Türk Telekom BT ekibi, hazırlık aşamasında sektördeki ve sektör dışındaki örnekleri, yurt içindeki ve dışındaki yaklaşımları değerlendirdi. “HPE’nin otomasyon alanında sahip olduğu bilgi birikimi, alanında uzman personelleri ve projeye profesyonel yaklaşımı bu konuda HPE ile çalışmamızda etkili oldu. Otomasyonun tasarım, geliştirme ve gerçekleştirme sürecini beraber yürüttük” diyen Uğur, başlangıçtaki amaçlarının tüm manuel yapılan işleri otomatik ve tekrar edilebilen bir yapıya dönüştürmek olduğunu söyledi.
“Otomasyon ile altyapı standartlarına
yüzde 100 uyum sağlandı”
Otomasyona geçiş ulusal ve uluslararası standartlara uyum sürecini de son derece kolaylaştırmış durumda. İrfan Uğur: “Türk Telekom’un uyması gereken kurallar, bu kurallar ve iş gerekleri çerçevesinde oluşturduğu kendi standartları var. Otomasyon ile bu standartlara uyum yüzde 100 sağlandı; sürekli kontrol ve düzeltmeler yine otomasyon ile yapılıyor” Türk Telekom’da yürütülen yüksek kazanımlı otomasyon projesinde HPE’nin sunduğu katma değeri Uğur şu sözlerle ifade ediyor: “HPE bize teknoloji tedariğiyle beraber tasarım, kurulum ve destek konularını sağladı. Uzman personeli, otomasyon konusunda operasyonel ve iş ihtiyaçlarımızın implemente edilmesinde önemli rol oynadı. Yeni ihtiyaçlarımızın Chef+ Terraform altyapısında uygulanması ve iyileştirmelerin yapılması konusunda HPE’nin uzman ekibinden halen destek alıyoruz.”

Otomasyonu adım adım birlikte yazdık
HPE Türkiye Pointnext Çözüm Mimarı Murat Gültekin, Türk Telekom’un kendi alanında öncü; teknolojide yenilikleri, ilkleri ülkemize kazandırmayı gelenek edinmiş bir şirket olduğunun altını çizerek oluşturdukları stratejiyi şöyle tarif ediyor: “Altyapı otomasyonu için yola çıkarken hedefimiz HPE, Türk Telekom işbirliği ile aynı geleneği devam ettirmek, en iyisini yapmak ve çıtayı en yükseğe çıkarmaktı. Stratejimizi en son, en yeni, en iyi teknolojileri kullanmak üzerine kurduk. Üretici bağımsız, esnek ve ekonomik bir yapı oluşturmak, modern araçları ve çözümleri kullanmak stratejimizin bir parçasıydı. Bu nedenle daha çok açık kaynak kodlu çözümlere yöneldik. Türk Telekom otomasyon dönüşümünde de öncülüğünü sürdürdü.
Türk Telekom ve HPE Türkiye uzmanları, kurumun ihtiyacı olan otomasyonu adım adım birlikte yazdılar. Her ne kadar doğru strateji ve araçlar önemli olsa da, tek başına yeterli olmuyor. Otomasyonun yazılması gerekiyor. HPE ve Türk Telekom bunu birlikte başardı.”


“Mercedes-Benz Türk HPE Synergy ve HPE Primera ile daha hızlı,
verimli ve kaliteli Bilgi Teknolojileri altyapısına kavuştu.”
Mustafa Ergüç
Türk Bilgi Teknolojileri Altyapı ve Operasyon Grup Müdürü
Üretimden satışa ve satış sonrası tüm hizmetlerinde yüksek müşteri memnuniyetini hedefleyen Mercedes-Benz Türk, bunun için veri merkezinde fiziksel, yönetsel karmaşıklığı azaltan; hızlı büyüyen veri depolama ve işlem gücü ihtiyacını esnek ve kolayca karşılayabilen HPE Synergy ve HPE Primera ürünleri ile çalışıyor.
Mercedes-Benz Türk bünyesinde 2 adet üretim tesisi, satış ve satış sonrası hizmet süreçleri, bu süreçleri destekleyen muhasebe, finans ve insan kaynakları operasyonlarının yönetimi yer alıyor. Mercedes-Benz Türk‘ün tüm teknolojik altyapısı tüm iş süreçlerine tam destek verecek ve sıfır kesinti oluşturacak şekilde tasarlanıp işletiliyor. Bu nedenle şirket, devamlı aynı kaliteyi ve standardizasyonu koruyacak şekilde teknolojik yenilikleri iş süreçlerine uyumlu hale getiriyor.


Türk Bilgi Teknolojileri Altyapı ve Operasyon Grup Müdürü Mustafa Ergüç, şirketin mevcut veri merkezi ve bilgi teknolojileri altyapısı özelliklerini şöyle tanımlıyor: ‘’Mercedes-Benz Türk bünyesinde toplam 4 veri merkezi bulunuyor. Kritik süreçlerimizi desteklemek adına veri merkezleri üzerinden iş sürekliliğimizi kesintisiz sağlıyoruz. Mercedes-Benz Türk olarak veri merkezimize yaptığımız her yatırımda önceliğimiz fiziksel, yönetsel karmaşıklığımızı azaltan; aynı anda da hızlı büyüyen veri depolama ve işlem gücü ihtiyacımızı esnek ve kolayca karşılayabileceğimiz çözümler oluyor.’’
Bu kapsamda şirket, sanallaştırma ve yazılım tabanlı veri depolama altyapısında kullandığı fiziksel mimariyi HPE Synergy ile oluşturmuş durumda. Bilgi Teknolojileri altyapı mimarisini oluştururken temel beklenti ve aranılan kriterler ise veri işleme hızında ciddi artış, All flash teknolojisi nedeniyle ve yeni işlem gücüyle kesintisiz ve güçlü bir sıkıştırma, bu sayede de ciddi bir alan tasarrufu sağlamaktı.
Mercedes-Benz Türk bu projeyle Bilgi Teknolojileri altyapısında tüm uygulamaları için depolama gecikme sürelerini belirlediği standardın çok altına düşürdü. Böylece bütün uygulamalar çok daha performanslı çalışır hale geldi. İş sürekliliği açısından uygulama kategorilerine göre belirlenen RPO ve RTO değerlerinin çok altında değerlere ulaşıldı. Sonucunda ciddi bir zaman tasarrufu ve müşteri memnuniyeti sağlandı.
HPE Primera depolama çözümünü tercih etme kriterlerini Mustafa Ergüç şu sözlerle aktarıyor: ‘’Şirket olarak ciddi değerler yakaladığımız veri envanterimiz her geçen gün büyüyor, bu büyüyen veri envanterinin müşterilerimize değer yaratabilmesi için de hızlıca ve kesintisiz bir şekilde işlenmesi ve saklanması gerekiyor. HPE Primera’nın all flash altyapısı, kompak bir mimarisinin olması, hem veri merkezi içinde hem de veri merkezlerimiz arasında yedeklilik sağlayabilmesi tercihimizi ciddi anlamda etkiledi.’’
HPE ve Artı&Artı Teknoloji her süreçte yanımızda.
Ergüç, HPE ve Artı&Artı Teknoloji ile hangi nedenlerden dolayı çalışmaya karar verdiklerini ‘’HPE ile şirketimiz arasında uzun yıllara dayalı bir işbirliği bulunuyor. Satış öncesi ve satış sonrasında teknoloji aktarımında, proje öncesi altyapı tasarımlarının yapılmasında ve ürün konumlandırmada ciddi anlamda çok rahat ortak çalışma yapabiliyoruz’’ sözleriyle ifade ediyor.
Bu kapsamda şirket, sanallaştırma ve yazılım tabanlı veri depolama altyapısında kullandığı fiziksel mimariyi HPE Synergy ile oluşturmuş durumda. Bilgi Teknolojileri altyapı mimarisini oluştururken temel beklenti ve aranılan kriterler ise veri işleme hızında ciddi artış, All flash teknolojisi nedeniyle ve yeni işlem gücüyle kesintisiz ve güçlü bir sıkıştırma, bu sayede de ciddi bir alan tasarrufu sağlamaktı.
Mercedes-Benz Türk bu projeyle Bilgi Teknolojileri altyapısında tüm uygulamaları için depolama gecikme sürelerini belirlediği standardın çok altına düşürdü. Böylece bütün uygulamalar çok daha performanslı çalışır hale geldi. İş sürekliliği açısından uygulama kategorilerine göre belirlenen RPO ve RTO değerlerinin çok altında değerlere ulaşıldı. Sonucunda ciddi bir zaman tasarrufu ve müşteri memnuniyeti sağlandı.
HPE Primera depolama çözümünü tercih etme kriterlerini Mustafa Ergüç şu sözlerle aktarıyor: ‘’Şirket olarak ciddi değerler yakaladığımız veri envanterimiz her geçen gün büyüyor, bu büyüyen veri envanterinin müşterilerimize değer yaratabilmesi için de hızlıca ve kesintisiz bir şekilde işlenmesi ve saklanması gerekiyor. HPE Primera’nın all flash altyapısı, kompak bir mimarisinin olması, hem veri merkezi içinde hem de veri merkezlerimiz arasında yedeklilik sağlayabilmesi tercihimizi ciddi anlamda etkiledi.’’
HPE ve Artı&Artı Teknoloji her süreçte yanımızda.
Ergüç, HPE ve Artı&Artı Teknoloji ile hangi nedenlerden dolayı çalışmaya karar verdiklerini ‘’HPE ile şirketimiz arasında uzun yıllara dayalı bir işbirliği bulunuyor. Satış öncesi ve satış sonrasında teknoloji aktarımında, proje öncesi altyapı tasarımlarının yapılmasında ve ürün konumlandırmada ciddi anlamda çok rahat ortak çalışma yapabiliyoruz’’ sözleriyle ifade ediyor.

“Kararlı ve performanslı ürünlerle müşteri memnuniyetini maksimuma
çıkarmayı hedefliyoruz.”
Mehmet Murat HUYUT
Kuveyt Türk BT-Sistem Destek ve Altyapı Yönetimi Müdürü
Ülkemizin yenilikçi kurumlarından Kuveyt Türk, BT mimarisi modernizasyonunda HPE’nin şekillendirilebilir altyapı çözümü Synergy’e yatırım yaparak daha verimli bir çözüm elde etti. Bunun yanında HPE’nin XP7 ve XP8 gelişmiş mimari veri depolama çözümleriyle de en ideal maliyetle en iyi performans değerlerini yakaladı.


1989 yılında kurulan ve Türkiye’de 431 şubesiyle hizmet veren Kuveyt Türk’ün 5000’in üzerinde çalışanı bulunuyor. 2019 yılsonu itibarıyla dijitalde 1.4 milyon aktif müşteriye ulaşılmış durumda. Banka teknoloji, inovasyon ve müşteri memnuniyeti odaklı geliştirdiği ürün ve hizmetlerinin katkısıyla 2019 Haziran-2020 Haziran tarihleri arasında dijital müşteri sayısını yüzde 44 oranında artırdı.
Türkiye’nin iki Ar-Ge merkezine sahip tek bankası olan Kuveyt Türk’ün kurduğu Architecht teknoloji şirketi, yalnızca üç yılda ülkemizin büyük bir teknoloji ihracatçısına dönüştü. Aralarında Nijerya, Malezya, Endonezya ve Mısır’ın da bulunduğu 20 ülkedeki 60’dan fazla bankada, Kuveyt Türk’ün geliştirmiş olduğu bankacılık yazılımı kullanılacak. Toplamda 120 milyon TL’lik yazılım ihracatı gerçekleştirilmiş olacak.
Yurt dışında ise Bahreyn şubesiyle ve yüzde 100 kendi iştiraki olan KT Bank AG’nin Almanya’daki 5 şubesiyle faaliyetlerini sürdürüyor.
Kuveyt Türk’ün BT altyapısı da bankanın büyüyen ve gelişen vizyonuna uygun olarak yenileniyor ve modern bir yapıya dönüşüyor. Bankanın Tier 3 standartlarına uygun geniş bir veri merkezi mevcut. BT altyapısında ise klasik veri depolama cihazları, sunucular, SAN anahtarları, network anahtarları, güvenlik cihazları vs bulunuyor.
Kuveyt Türk, HPE’nin şekillendirilebilir mimari sunucu sistemleri olan Synergy ailesine geçiş yaparak kendi veri merkezlerinde bulut deneyimi yaşayabilecekleri bir ortam oluşturmuş durumda. Bunun yanında HPE’nin XP7 ve XP8 gelişmiş mimari veri depolama çözümlerine yatırım yapılarak en ideal maliyetle en iyi performans değerlerine ulaşılmış oldu.
Kuveyt Türk BT-Sistem Destek ve Altyapı Yönetimi Müdürü Mehmet Murat Huyut; şirket olarak neden şekillendirilebilir mimaride karar kıldıklarına ilişkin açıklamayı, “Kararlı ve performanslı ürünlerle müşteri memnuniyetini maksimuma çıkarmayı hedefliyoruz” şeklinde yapıyor.


Kuveyt Türk BT-Sistem Destek ve Altyapı Yönetimi Müdürlüğü Servis Yöneticisi Ali Yazıcı; bulut, konteyner ve mikro servis mimarilerine kolayca uyum sağlayabilecekleri HPE Synergy çözümleriyle birlikte merkezi bir yönetime de kavuştuklarını söylüyor. Ali Yazıcı HPE çözümleriyle elde ettikleri kazanımları şöyle açıklıyor: ‘’Merkezi yönetim ve sorun giderme (troubleshooting) araçları ile hızlıca ortamı kontrol edebiliyoruz, gerektiğinde biz veya üretici sorunu hızlıca bulup müdahale edebiliyor.
Aldığımız XP serisi depolama ürünlerinde performans, dayanaklılık ve problem sayısının çok az olması; projelerimize, gelişime ve yeni ürünlere daha fazla zaman ayırabilmemizi sağladı. Yanı sıra FMD diskler ile ortalama 1.6 kat veri tasarrufu elde ettik.
Ürünün iyi olması, destek hizmetinin iyi olmasından daha değerli. Çünkü her hafta farklı bir sorun çıkaran bir ürünün destek hizmeti mükemmel olsa bile harcanan efor nedeniyle başka şeylere zaman kalmayabiliyor.
HPE öncesi kullandığımız aktif mimari ile karşılaştırırsak performansımız yaklaşık 2 kat arttı. Ara ara karşılaştığımız performans kayıplarını görmez olduk. Synergy mimarisini bir önceki blade mimarimiz ile karşılaştırırsak, işlem gücü olarak yüzde 50, network performansı olarak 4 kat artış yapmış olduk. Donanım arızaları ve yazılım problemleri nedeni ile açtığımız problem kayıtları çok azaldı. Performans problemine dair kayıt sayımız yok denecek kadar az.’’


“Ürünün iyi olması, destek hizmetinin iyi olmasından daha değerli. Çünkü her hafta farklı bir sorun çıkaran bir ürünün destek hizmeti mükemmel olsa bile harcanan efor nedeniyle başka şeylere zaman kalmayabiliyor.“
Ali YAZICI
Kuveyt Türk BT-Sistem Destek ve Altyapı Yönetimi Müdürlüğü Servis Yöneticisi
Ali Yazıcı, rekabetçi fiyatlarla bütçelerine pozitif katkı sağladığını söyleyerek HPE ile çalışma sebeplerini, ‘’Dünya çapında büyük bir şirket olması, destek organizasyonunun çok yaygın olması, farklı segmentlerde ürünleri aynı şirketten aldığımızda çıkan problemlerde tüm ürüne aynı üreticinin ve tek bir olay kaydı ile bakabilmesi’’ sözleriyle dile getiriyor.
Yazıcı, benzer proje geliştirmek isteyen şirketlere önerilerini ise şöyle aktarıyor: ‘’Şirketlere tavsiyem ihtiyaçlarınıza uygun tüm ürünlerle ilgili ön araştırma yapın, zorunlu ihtiyaçları karşılamayanları eleyin, bilmediğiniz ürünleri mutlaka satın alım öncesi test edin ve ürünleri kullanmış olan kişilerden geri bildirim alın.’’


HPE Türkiye’nin stratejik olarak gördüğü bir kurum olan Kuveyt Türk’te sadece ürünleri sağlamak değil, doğru ve zamanında servis sağlamak ön planda geliyor. HPE Türkiye Kurumsal Satış Yöneticisi Mehmet Çatalgöl, HPE Türkiye olarak Kuveyt Türk’ün ihtiyaçlarını doğru anlayıp analiz ettiklerini, en optimal ve verimli çözümleri sunup bankanın SLA’leri çerçevesinde hatta beklentinin de üzerinde bir kalite ile hizmet verdiklerini kaydediyor.
Mehmet Çatalgöl, Kuveyt Türk projesindeki altyapı gereksinimlerini ve sundukları çözümleri şu sözlerle dile getiriyor: ‘’Kuveyt Türk sunucu tarafında farklı iş yükleri için farklı tipte ve modelde sunucu parkına ihtiyaç duyuyordu. Detaylı bir çalışma yaparak iş yüklerinin bir kısmını yeni nesil çözümümüz HPE Synergy üzerinde adresledik; bazı kısımları ise Rack sunucularda konumlandırdık. İş yükleri ihtiyaçlarına göre de bu makine parklarını uygun modellerle büyütmeye devam ediyoruz. Veri depolama tarafında ise Kuveyt Türk’ün beklentisi yüzde 100 veri erişilebilirliğinin sağlanacağı, iş kritik sistemlerin yüksek performans ve yedeklilikle çalışabileceği, özellikle 3DC mimarinin destekleneceği, All-Flash FMD disklerle inşa edilmiş yüksek teknolojiye sahip mimarilerdi. Bu kapsamda Kuveyt Türk’e XP8 ve daha önce konumladığımız XP7 cihazlarla hizmet veriyoruz. Aradaki SAN mimarisinin ‘upgrade’ini de sağlayıp müşterimize uçtan uca çözüm sunuyoruz. Synergy ürün ailesi ile de hem enerjiden hem de yerden tasarruf etmelerini sağladık.‘’
HPE’nin projedeki iş ortağı Artı&Artı, 22 yıllık sektörel deneyimi ile Kuveyt Türk’e satış, servis ve danışmanlık hizmetleri veriyor. Artı&Artı Teknoloji Hizmetleri Finans Satış Müdürü Öznur Koray, kurumun BT gereksinimlerini ve sağladıkları çözümü şöyle anlatıyor: ‘’Kuveyt Türk’ün ana bankacılık sistemlerinde x86 mimarisinde konsolidasyon ve altyapı gereksinimlerinin yanısıra veri depolama tarafında da yüksek performansa sahip %100 erişilebilirlik yetenekleri olan disk ünitelerine gereksinimleri vardı. Farklı veri tipleri için hem yazılım tabanlı veri depolama hem de iş kritik veri depolama üniteleri ihtiyacı bulunuyordu.
BT kaynaklarına erişimin ve iş yüklerinin dinamik olarak hareket ettiği dönemde, yazılım tabanlı veri depolama ihtiyacını HPE Synergy şekillendirilebilir altyapı çözümümüz ile, veri depolama ihtiyacını ise üstün depolama yetenekleri sunan All Flash tabanlı HPE XP7 & XP8 ürünleri ile karşılamış olduk.
Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı ya da kısaca THY, 1933 yılında 5 uçakla başlamış, bugün 120’nin üzerinde ülkeye uçarak dünyanın en fazla ülkesine uçan havayolu şirketi olarak devam etmekte ve Türk Bayrağını gururla taşımaktadır. THY’nin merkezi İstanbul Havalimanı’ndadır. Ayrıca Ankara’da, Esenboğa Uluslararası Havalimanı’nda da bir hub’ı bulunmaktadır. Türk Hava Yolları’nın uçuş ağı Avrupa, Orta Doğu, Uzak Doğu, Kuzey Afrika, Güney Afrika, Kuzey ve Güney Amerika’ya kadar uzanmaktadır. Borsa İstanbul’da THYAO kodu ile işlem görmektedir. 2021 yılında toplam 44.8 milyon yolcusu vardır.


THY, mevcut sunucu sistemlerini güncel teknolojilere uygun mimariye taşıma ve artan ihtiyaçlar doğrultusunda sunucu sistemlerini genişletme ihtiyacı duymuştur. Bu çerçevede Artı & Artı tarafından en uygun, ölçeklenebilir, geliştirilebilir ve güvenilir sistemler projelendirildi.
Proje kapsamında Artı ve Artı Teknoloji Hizmetlerinin HPE ile stratejik iş ortaklığının olması, bu alandaki deneyimi, uzmanlıkları, proje aşamasında sunduğu profesyonel çözümler, yetkili servis merkezi ve kurulum yetkinliği olmasından dolayı Türk Hava Yolları tarafından tercih edilme sebebi olmuştur.

THY, İstanbul veri merkezinde Tümleşik yapı özellikleri ile veri merkezleri için yer, enerji, soğutma tasarrufu ve yönetim kolaylığı sağlayan eşsiz mimariye sahip ölçeklenebilir yüksek performanslı HPE Superdome Sunucular ve HPE Rack Sunucu Sistemleri konumlandırılmıştır. Sağlanan bu çözümlerle birlikte güncel, kolay yönetilebilir ve esnek sistem altyapısı oluşturulmuştur.
Artı & Artı bu proje çerçevesinde;
HPE ürünlerinin teminini gerçekleştirdi. Proje başlama süreci öncesinde detaylı proje planları hazırladı. Bu proje planları; iletişim haritası, personel kaynağı, ürünlerin temin süreleri, proje takvimi ve tüm detaylar düşünülerek planlandı. Planlanan proje planı çerçevesinde, zamanlamalara uygun olarak analizler yapıldı.
Donanım ürünlerinin fiziksel kurulum ve montajları gerçekleştirilerek istenilen referans mimarilerde konfigürasyonları yapıldı.
THY bünyesinde yapılan bu projede cihazlarda yaşanabilecek donanımsal arızalara hızlı müdahale ve çözüm için HPE 7x24X6 Critical Care Pack servisleri eklendi.


