Akbank, 30 Ocak 1948 tarihinde özel sermayeli bir ticaret bankası statüsünde Adana’da kurulmuştur.
Faaliyetlerini İstanbul’daki Genel Müdürlüğü ve yurt çapındaki 21 bölge müdürlüğü aracılığıyla sürdüren Akbank, yurt içinde 770 şubesi ve 12 binin üzerinde çalışanıyla güçlü ve yaygın bir dağıtım ağına sahiptir. Akbank yaklaşık 18 milyon müşterisine hizmetlerini, geleneksel dağıtım kanalları olan şubelerin dışında, Akbank İnternet, Akbank Mobil, Çağrı Merkezi, yaklaşık 5.000 ATM, 600 binden fazla POS terminali ve diğer yüksek teknoloji kanalları aracılığıyla sunmaktadır.


Akbank gelişen IT ihtiyaçları doğrultusunda mevcut sunucu, veri depolama sistemleri ve network yapısında kapasite ve hız artırımı yapmak istemiştir. Bu çerçevede Artı & Artı tarafından en uygun, ölçeklenebilir, geliştirilebilir ve güvenilir sistemler projelendirilmiştir.
Artı ve Artı Teknoloji Hizmetleri’nin HPE ile stratejik iş ortaklığının olması, bu alandaki deneyimi, uzmanlıkları, proje aşamasında sunduğu profesyonel çözümler, yetkili servis merkezi ve kurulum yetkinliği olmasından dolayı Akbank tarafından tercih edilme sebebi olmuştur.

Artı & Artı tarafından Akbank merkez ve şubelerinde HPE marka ürünlerin temini, lojistik işlemleri, kurulum konfigürasyon hizmetleri sağlandı.
Proje genelinde HPE sunucu sistemleri, HPE 3PAR veri depolama sistemleri ve HPE A-serisi Network sistemleri konumlandırılmıştır. Artı & Artı sistem mühendisleri ve Akbank Bilgi İşlem Yetkilileri tarafından proje genelinde konumlandırılan ürünlerin konfigürasyon planlamaları yapılmıştır.
Artı & Artı bu proje çerçevesinde;
HPE ürünlerinin teminini gerçekleştirdi. Proje başlama süreci sonrasında ürünlerin doğru kurulabilmesi için detaylı yerinde analiz (site survey) çalışmaları gerçekleştirdi. Planlanan proje planı çerçevesinde, zamanlamalara uygun olarak analizler yapıldı.


Ürünlerin İstanbul lokasyonuna lojistik işlemleri gerçekleştirildi. Tüm ürünlerin kurulum ve konfigürasyonları merkez ve bölge lokasyonlarında yerine getirildi. Kurulan sistemler test edildi. Tüm sistem geçişleri proje planına bağlı kalınarak yapıldı.
Proje kurulumu sırasında yapılan tüm teknik çalışmalar raporlandı. Kurulumlar sırasında yetkili personele paralel eğitimler verildi.
Kurulum sonrasında iş sürekliliğinin sağlanabilmesi için HPE destek paketleri planlandı. Katma değerli, bakım, onarım ve servis hizmetleri Artı & Artı tarafından planlanarak güvenli çalışma ortamının devamlılığı sağlandı.
1938 yılında kurulan Halkbank, yükselen Türkiye’nin istikrarla büyüyen, köklü, öncü ve saygın markalarından biri olmuştur. 84 yıldır Türk bankacılık sektörünün gelişimine öncülük eden Banka, reel sektöre destek verme misyonunu sürdürmektedir.
2021 yıl sonu itibarıyla yurt içinde 1.018 yurt dışında 5 şubesi, 1 ülke müdürlüğü, 3 yurt dışı temsilciliği, 4.082 ATM’si, Telefon ve İnternet Bankacılığı, Mobil Bankacılık uygulamalarıyla, müşterilerine eşsiz bir bankacılık deneyimi sunan Halkbank, yenilikçi ürün ve hizmetleriyle, küresel bir vizyonla hizmet vermektedir.


Halkbank, mevcut sanallaştırma platformu, yedekleme altyapısı ve veri depolama sistemlerinde güncel teknolojilere uygun mimariye geçmeyi hedeflemiştir. Bu yeniden yapılandırma sonucunda iş sürekliliğinin optimum düzeye çıkartılması ve olağanüstü durum merkezi ihtiyaçlarının karşılanması ele alınmıştır.
Bu çerçevede Artı & Artı tarafından en uygun, ölçeklenebilir, geliştirilebilir ve güvenilir sistemler projelendirilmiştir.
Artı & Artı Teknoloji Hizmetlerinin HP ile stratejik iş ortaklığının olması, bu alandaki deneyimi, uzmanlıkları, proje aşamasında sunduğu profesyonel çözümler, yetkili servis merkezi ve kurulum yetkinliği olmasından dolayı SunExpress tarafından tercih edilme sebebi olmuştur.

Hedeflenen iş sürekliliği ve olağanüstü durum merkezi projesi kapsamında mevcut sistem altyapısı tümüyle yeniden ele alınmıştır. Bu kapsamda HP 3PAR Veri Depolama, HP StoreOnce Disk Tabanlı Yedekleme, HP Blade Sunucu ve HP Network sistemleri konumlandırılmıştır. VMware vSphere sanallaştırma platformunda, sürüm güncellemesi yapılarak sistemler güncel platforma taşınmıştır. Yedekleme çözümlerinde, Veeam Backup Replikasyon çözümleri ile veri güvenliği ve iş sürekliliği sağlanmıştır. Diğer güvenlik çözümlerine de bu projede yer verilmiştir.
Artı & Artı sistem mühendisleri ve Halkbank Bilgi İşlem Yetkilileri tarafından proje genelinde konumlandırılan ürünlerin konfigürasyon planlamaları yapıldı.

Artı & Artı bu proje çerçevesinde;
HP ürünlerinin teminini gerçekleştirdi. Proje başlama süreci öncesinde detaylı proje planları hazırladı. Bu proje planları; iletişim haritası, personel kaynağı, ürünlerin temin süreleri, proje takvimi ve tüm detaylar düşünülerek planlandı. Planlanan proje planı çerçevesinde, zamanlamalara uygun olarak analizler yapıldı.
Donanım ürünlerinin fiziksel kurulum ve montajları gerçekleştirilerek, mevcut altyapı, yeni veri depolama ve Blade sunucu sistemlerine aktarıldı.
Halkbank bünyesinde yapılan bu projede cihazlarda yaşanabilecek donanımsal arızalara hızlı müdahale ve çözüm için HP 7×24 Care Pack servisleri eklendi.
II. Abdülhamit’in olur ve onayıyla yürürlüğe girmesiyle 15 Ağustos 1888’de Menafi Sandıkları’nın yerine işlevlerini üstlenecek modern finans kuruluşu olarak Ziraat Bankası resmen kurulmuş, o tarihte faaliyette bulunan Menafi Sandıkları da banka şubelerine dönüştürülerek faaliyete başlamıştır.
Zaman içerisinde herkesin ve her kesimin bankası olabilmek amacıyla hizmetlerini yaygınlaştıran Ziraat Bankası, ülkeye değer katma amacı doğrultusunda faaliyetlerini geliştirmeye devam etmektedir.
1863 yılında mütevazi bir yardımlaşma sandığı olarak kurulup zaman içinde büyük atılımlarla gelişen Ziraat Bankası bugün ülkenin en değerli aktifleri arasında yer almaktadır.


Sektörel gücünü arttırmayı hedeflemiş Ziraat Bankası, sektörünün önde gelen finans kuruluşu olma vizyonunda, güncel bilişim teknolojilerinin katkısını analize etmiş ve bu amaçla merkez ve şube lokasyonlarındaki son kullanıcı sistemlerinin yeni teknolojiye sahip ürünlerle değişiminin gerekliliğine karar vermiştir.
Bu noktadan hareketle bölge müdürlükleri ve şubelerinde donanım analizleri yapılmış ve yeni dönemde kullanılacak olan ekipmanları, üstün nitelikli HP markalı Thin Client’ler ile değiştirilmesi kararını almıştır.
Projede genel olarak, banka bünyesinde konumlu eski model Thin Client’lerin yenileri ile değiştirilmesi hedeflenmiştir. Bununla birlikte, donanımsal ve yazılımsal anlamda sistemlerin güncellenerek, daha hızlı ve kesintisiz hizmet verir hale getirilmesi ve iş sürekliliğinin sağlanması arzulanmıştır. Çalışmalar sırasında da mevcut sistemlerin geçiş işlemlerinin kesintisiz olması ve iş süreçlerinin aksatılmaması en önemli ihtiyaç olarak ifade edilmiştir.

Proje satın alımı sonrasında, 2.500 adet HP T620 Thin Client ürünü Artı ve Artı 4.levent merkez ofis depolarına getirilmiştir.
Genel sayım ve cihaz kontrollerinden mühendis kadrosu, cihazlar yapılacak imaj yükleme işlemi için 4 farklı sunucu yapılandırmış ve kullanılacak olan imaj konusunda müşteri ile irtibata geçmiştir.
Üzerinde mutabık kalınan imaj ve etiketleme sistemi yanında, müşterimiz beklentisi tarihlere yönelik proje planı sunulmuştur. Yıl sonu itibari ile yeni bankacılık uygulamasına geçecek olan müşterimiz tüm için tüm süreçlerin 4,5 haftalık zaman diliminde tamamlanmış olmasına yönelik kaynak planlamaları yapılmıştır.


Genel toplamda 2.500 adet cihaza imaj yükleme işlemi yapılarak 7 İş gününde, 206 Adet lokasyona sevkleri yapılmıştır. Saha entegrasyonları için ise hedeflenen süre 15 iş günü olup çalışma hedeflenenden 1 gün önce 14 iş gününde yüksek müşteri memnuniyeti ile tamamlanmıştır.
Bu çalışma ile Albaraka Türk, Artı ve Artı Teknoloji A.Ş.’nin projelerdeki yüksek başarı ve potansiyelini, yerel ve bölgesel kaynaklara yansıtabilmesi sayesinde, sorunsuz bir entegrasyon süreci geçirmiştir.

“En temel hedefimiz kesintisiz hizmet vermek. Synergy üzerinde çalışan bulut altyapımız sayesinde değişikliklere ve olaylara hazırlıksız yakalanmıyoruz; daha esnek ve hızlı hareket etme yeteneğine kavuştuk“
Hakan ARIBAŞ
Intertech Bulut&Veri Merkezi Servisleri Yönetimi Bölüm Müdürü
Dijital dönüşümde yenilikçi bankacılık hizmetleriyle öncü olan DenizBank, geleceğin açık bankacılık dünyasında da HPE Synergy şekillendirilebilir altyapı sistemleriyle zir-veyi zorlayacak.
Kurulduğu 1997 yılından bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye, Ar-Ge ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan DenizBank, Türkiye’deki ilk 10 büyük bankadan biri konumunda. 14 milyondan fazla kullanıcısı bulunan DenizBank, 2019 yılında 4. büyük birleşme ve satın alma operasyonunu da tamamlamış durumda. DenizBank bugün 800’e yakın şubeye ve 14 bine yakın çalışana sahip.
2018 yılında kapsamlı bir yeniden dönüşüm programı uygulayan DenizBank; mobil bankacılık, veri odaklı bankacılık, akıllı bankacılık, açık bankacılık gibi alanlarda ileri adımlar attı.


API (Uygulama Programlama Arayüzü) üzerinden servis sağlayan bankalar arasında öncülük yapan DenizBank’ın 200’den fazla API uygulaması bulunuyor. Tüm mobil kanal uygulamaları da şu anda API’lar üzerinde çalışıyor. Tüm bireysel bankacılık hizmetleri ortak bir kanal altyapısı üzerinden sağlanıyor.
DenizBank’ın bu yeni nesil hizmet anlayışının arkasında ise güçlü ve yenilikçi bir teknoloji vizyonu yer alıyor. DenizBank’ın tüm teknoloji altyapısı ve uygulama çözümleri Intertech şirketi tarafından karşılanıyor.
HPE Türkiye Hibrit BT Satış Uzmanı Okan Vulaş, projenin kazanımlarını ve sağladığı avantajları şöyle sıralıyor: ‘’Proje temelde bugün ve yarın oluşacak her tür iş yükü için tek bir altyapı ile cevap verecek özelliğe sahip. Günlük rutin işlemler tek bir yazılım tabanlı altyapı ile sağlanıyor. Böylece hem yüksek maliyetli siloların ortadan kaldırılmasına hem de kaynakların hızla diğer taleplere geri kazandırılmasına yardımcı oluyor. Bu geliştirici dostu altyapı sayesinde banka uygulamalarını çok daha hızlı geliştirip ürünleştirebilecek.
BT yazılım geliştirme ve altyapı ekipleri birleşik API ve kapsamlı iş ortağı ekosistemi ile halihazırda kullandıkları yazılımların içerisinden tüm altyapı gereksinimlerini otomatikleştirebilecek. Yazılım tanımlı zeka ile tasarlanan ve HPE Oneview ile desteklenen HPE Synergy, tek bir kod satırı ile ilgili iş talebine dakikalar içinde kaynak sağlanmasını gerçekleştirebiliyor.’’
Dünya genelinde yaşanan Covid-19 salgını iş dünyasını ve dolayısıyla finans ve bankacılık alanındaki iş yapma biçimlerini de çok hızlı dönüştürdü. Evden dolayısıyla uzaktan çalışma modelinin hızla devreye alınması gereken dijital dönüşüm sürecinde HPE’nin DenizBank’taki projenin iş ortağı Artı & Artı, hızla gereken altyapı gereksinimlerini planlayarak hayata geçirdi. Artı & Artı Teknoloji Hizmetleri Proje Satış Müdürü Zafer Cin, Covid-19 sürecinde bankada ne tür bir altyapı değişimine gittiklerini ve projeye hangi katkıları sunduklarını şu sözlerle açıklıyor: ‘’Son dönemde dünya çapında yaşamış olduğumuz Covid-19, bize dijital dönüşümün ne kadar önemli olduğunu ve ne kadar hızlı uygulanması gerektiğini gösterdi.
Bankacılık ve finans sektöründe teknolojinin her yerde olması, en yeni teknolojilerle birlikte bu hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesi hedefleniyor. DenizBank ana bankacılık sistemlerinde x86 mimarisinde konsolidasyon ve altyapı değişimine ihtiyaç duyuluyordu. Fiziksel, sanal ve depolama iş yükleri gözden geçirildi. İş birimleri ile bir araya gelerek ihtiyaçlar ve elde ettiğimiz çıktılar ile sürdürülebilir ve genişleyebilir çözümler tasarladık. Entegrasyon hizmetlerimizle birlikte BT kaynaklarına erişimin, uzaktan çalışmanın gerekli olduğu ve iş yüklerinin dinamik olarak hareket ettiği dönemde dahi sürekli kalmasını sağladık.”

“Tüm sanal sunucu altyapımızı VMware ile gerçekleştirmeye karar verirken HPE Synergy sunucuların gerekli esnekliği ve işlem gücünü sağlayacağını gördük. Tüm altyapıyı eski nesil sunuculardan şekillendirilebilir mimariye sahip HPE Synergy sistemlerine taşıdık.”
Hakan ARIBAŞ
Intertech Bulut&Veri Merkezi Servisleri Yönetimi Bölüm Müdürü
DenizBank’ın başlattığı yeni dönüşüm programı çerçevesinde gelişen ve çeşitlenen iş ihtiyaçlarına paralel bankanın tüm BT altyapısı ve veri merkezinin de modernizasyonu gündeme geldi. Intertech, DenizBank’ın dijital dönüşüm yolculuğunda öncelikle bankanın sunucu sanallaştırma ağ altyapısına ciddi bir yatırım yaptı. Bu yatırımla birlikte bulut teknolojilerine de hızlı bir giriş oldu. DenizBank’ın bulut teknolojilerine yatırımdaki öncü rolü, bu yeni yatırımla bir adım daha ileriye taşınmış oldu.
Intertech Altyapı ve Sistem Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Kemal Özcan, banka bünyesinde altyapıda çok ciddi dönüşüm projeleri başlattıklarını söyleyerek şu açıklamayı yapıyor: ‘’Bankada organizasyon şemasından başlayarak süreçlere kadar birçok şeyi düzenlediğimiz bir dönüşüm programı başlattık. Organizasyon değişikliği, uzmanlıklar, iş yapış şekilleri, yeni bir takım disiplinlerin kazandırılması, performans yönetimi gibi pek çok konuda dönüşüme gittik. Sanallaştırmaya uygun bir altyapı sağlamak amacıyla HPE’nin Synergy sistemleri ile çalışmaya karar verdik. Altyapıları çok hızlı şekilde hayata geçirdiğimiz ortamımızda kısa sürede 80’i aşmış olan Synergy sunucu sayımız, şu an yolda olan yeni Synergy’lerin de dahil olmasıyla iki katına çıkıyor olacak. Yaklaşık 2 binden fazla sanallaştırma sunucularımızı da buraya çok hızlı bir şekilde dahil ettik.’’


Intertech Bulut&Veri Merkezi Servisleri Yönetimi Bölüm Müdürü Hakan Arıbaş da DenizBank’taki dijital dönüşüm sürecinde modern bir yapıya kavuşan BT altyapısındaki değişimi şöyle açıklıyor: ‘DenizBank’ın İstanbul’daki merkezinde yaklaşık 5 yıl önce yapılmış yeni bir veri merkezi var. Banka olarak BT kaynaklı kesintilerimizi azaltmayı, güncel teknolojiyi yakalamayı ve esnek bir altyapıya sahip olmayı hedefliyorduk. Bu doğrultuda yakın zamanda bankanın tüm kritik veritabanlarının çalıştığı sunucu, depolama, sanallaştırma altyapısını yeniledik ve geliştirdik. Öncelikle mevcut ortamı değerlendirme çalışması yaptık. Mevcut ortamımızda kullandığımız blade sunuculardan sonra sunucu altyapısı seçeneklerinden en öne çıkanı HPE Synergy oldu. Tüm sanal sunucu altyapımızı VMware ile gerçekleştirmeye karar verirken HPE Synergy sunucuların gerekli esnekliği ve işlem gücünü sağlayacağını gördük. Tüm altyapıyı eski nesil sunuculardan şekillendirilebilir mimariye sahip HPE Synergy sistemlerine taşıdık.’’
Kemal Özcan, Covid-19 döneminde tüm sektörlerde olduğu gibi DenizBank’ta da uzaktan çalışma uygulamasının elzem hale geldiğine dikkat çekiyor. Bu zorlu dönemde VDI teknolojisinin sağladığı kolaylık ve rahatlığın önemine şöyle değiniyor: ‘’VDI dediğimiz masaüstü sanallaştırma teknolojisi çalışanların uzaktan, evlerinden ofise güvenli bir şekilde bağlanıp sanki ofisteymiş gibi çalışmalarını sağlayan bir altyapı. Bu altyapıyı devreye almak için VMware ve HPE Synergy teknolojilerinin altyapı özelliklerinden yararlandık. Bu projeye başladığımızda VDI tarafında yaklaşık 50 kişi hizmet alıyordu ancak salgın döneminde talep birdenbire arttı. Şu anda 1000’in üzerinde çalışan bu altyapıyı kullanıyor ve bu uygulama da bizim çok önemli bir dönüşüm projemiz oldu.‘’
Yeni mimari ile birlikte bankanın iyileşen iş ihtiyaçlarını, çalışanların hayatını nasıl kolaylaştırdıklarını ve elde ettikleri önemli kazanımları Kemal Özcan şu sözlerle ifade ediyor: ‘’Bir banka için süreklilik olmazsa olmaz. Hem teknolojik gelişmelere ayak uydurmak hem de sürekli erişilebilirlik, ulaşılabilirlik konusunu çözmek için HPE Synergy sistemlerine yatırım yaptık ve özellikle kesintisizlik, kolay kullanılabilirlik, erişilebilirlik konusunda çok iyi bir noktaya geldik. Synergy ile birlikte donanım arızalarında gözle görülür bir azalma var. Bu bizim en önemli kazanımımız. İkinci en önemli kazanımımız, VDI ile birkaç hafta içinde uzaktan çalışma sistemine geçtik.
HPE Synergy altyapımız (bu yeni altyapı) ile sunuculardan kaynaklı arızalar nedeniyle yaşadığımız servis kesintileri ciddi oranda azaldı; diyebilirim ki yüzde 20’den daha yüksek oranlarda kesintilerimiz azaldı. Synergy sunucuları sadece sanal sunucular için değil aynı zamanda sanal masaüstü bilgisayar altyapımız (VDI) için de kullanıyoruz. Yüzlerce PC’ye aynı anda yazılım yüklemek artık günler değil sadece birkaç dakikada, yüzlerce yeni PC yaratmak ise yine dakikalar mertebesinde gerçekleşiyor. Bunlar bizim için çok değerli kazanımlar.”


Hakan Arıbaş da kurumun hedeflerini ve bu hedeflere uygun kazanımlarını şu sözlerle ifade ediyor: ‘’En temel hedefimiz kesintisiz hizmet vermek. Özellikle sunucu ve sanallaştırma tarafında kesintisiz bir çalışma ortamı istiyorduk. BT altyapısına belli aralıklarla bakım yapmamız gerekiyor. Bakımlar esnasında öngörülemeyen, istemediğimiz kesintiler en aza indirilmiş durumda. Aynı zamanda esnek çalışabilen ve kolay yönetilen bir yapıya kavuşmak istiyorduk. Karmaşık yapılardan sıyrılıp basit ve anlaşılır mimariler oluşturmaya gayret ediyoruz. Bu anlamda HPE Synergy ile oluşturduğumuz bulut altyapısı sayesinde daha esnek bir BT’ye sahip olduk. Bankadan gelen iş ve uygulama taleplerini daha hızlı karşılamaya başladık. Öngörülemeyen yük artışları gibi durumlarda daha esnek davranabiliyoruz. Synergy üzerinde çalışan bulut altyapımız sayesinde değişikliklere ve olaylara hazırlıksız yakalanmıyoruz; daha esnek ve hızlı hareket etme yeteneğine kavuştuk.
Uygulamalarımızın ihtiyaçlarına göre altyapımızı istediğimiz gibi şekillendirebiliyoruz. Örneğin disk ya da bellek kapasitesi yetersizse artırabiliyor, kart ve ağ bağlantılarını değiştirebiliyoruz.‘’
HPE Türkiye’nin tüm bu süreçte sürekli yanlarında olduğunu belirten Hakan Arıbaş, projenin başarısının iyi bir teknoloji ve güvenilir bir iş ortağına sahip olmak olarak ifade ediyor. Arıbaş bunu, ‘’Geçmişe dayalı bir kullanıcı kurum ilişkimiz vardı. Sunucu parkımızın yüzde 95’den fazlası HPE üzerineydi. Yıllardır birlikte çalışmanın verdiği birbirini tanıma, güven unsuru da vardı. HPE’nin bize sağladığı destek hizmetlerinin yetkinliği ve kalitesinden de memnunduk. Yeni dönüşümde de HPE ile olan iş ilişkimizi daha da ileriye taşımış olduk’’ sözleriyle pekiştiriyor.


